insonya_80
yeni üye
Paylaşım Puanı: 0
Çevrimdışı
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3
<img src=
|
 |
« Yanıtla #2 : Nisan 11, 2007, 05:37:35 ÖS » |
|
DOĞALGAZ
Oluşumu
Organik teoriye göre, diğer fosil yakacaklar gibi doğalgaz da milyonlarca yıl önce yaşbiiip!!!ış bitki ve hayvan artıklarından oluşmuştur. Yeryüzü kabukları arasına gömülen bu artıklar, basınç ve ısı etkisiyle, kimyasal değişikliklere uğrayarak doğalgazı meydana getirmiştir.
Tanımı
Metan(CH4) , etan (C2H6), propan (C3H8), bütan (C4H10), azot, kükürtlü hidrojen ve az miktarda karbondioksit gazlarının bileşiminden meydana gelen bir enerji türüdür. Doğalgaz hidrokarbonların karışımından meydana gelen bir gazdır. DOĞALGAZIN BAŞLICA ÖZELLİKLERİ
1. Doğalgaz Zehirsizdir Doğalgazın en önemli özelliklerinden biri zehirsiz olmasıdır. Doğalgazın solunması halinde zehirleyici ve öldürücü etkisi yoktur. Ancak ortamda fazla birikmiş ise teneffüs edilecek oksijen azaldığından dolayı boğulma tehlikesi vardır. Bu yüzden şehire dağıtmadan önce gaza kurumlar tarafından koku verilir. Bu koku sarımsağa benzer bir kokudur.
2. Doğalgaz havadan hafiftir Doğalgazın diğer önemli bir özelliği havadan hafif olmasıdır. Dolayısıyla hava içinde yükselme eğilimindedir. Gaz kaçakları hava ile karışmadan önce yükseklerde toplanır. Bu yüzden havalandırma bacalarından kolaylıkla dışarı atılabilir.
3. Doğalgaz kuru bir gazdır (Su buharı içermez) Bu özelliği dolayısıyla dişli bağlantılarda kurumayan sızdırmazlık malzemeleri kullanılmalıdır.
4. Doğalgaz Kokusuzdur
Kokusuzdur, fark edilmesi için uyarıcı etkisi olan THT (Tetra Hidro Teofen) ve TBT(Tetra Butil Merkoptan) maddesi katılmaktadır. 5. Doğalgazın ısıl değeri Doğalgazın ısıl değeri hava gazına göre daha fazla, tüp gaza göre daha düşüktür. Bu sebeple hava gazından doğalgaza dönüşen ocaklarda yemekler daha çabuk pişebilecektir. Tüp gazda aksine daha uzun zaman alacaktır. Doğalgaz tüp gazı hava gazının ısıl değer özelliklerinin karşılaştırılması Tablo da gösterilmiştir. 6. Doğalgazın Patlama Özelliği Doğalgazın en önemli tehlikesi diğer gaz yakıtlarda da olduğu gibi belirli oranlarda hava ile karışması halinde patlayıcı olmasıdır. Havadaki doğal gaz çok az veya çok fazla ise herhangi bir patlama olmaz. Ancak Tablo da görüldüğü gibi %5-15 aralığında bir karışım söz konusu olduğunda tehlike vardır. Bu nedenle gaz sızıntılarının olmaması, olacak kaçakların hemen belirlenmesi ve gaz sızabilecek yerlerin iyi havalandırılmış olması emniyet açısından çok önemlidir.
DOĞALGAZIN KİMYASAL KOMPOZİSYONU (Mol Yüzdesi Olarak)
Metan C1 Min. %82 Etan C2 Max. %12 Propan C3 Max. %4 Bütan C4 Max. %2,5 Pentan ve Diğer Ağır Hidrokarbonlar C5+ Max. %1 Karbondioksit CO2 Max. %3 Oksijen O2 Max. %0,5 Azot N2 Max. %5,5
Kükürt Hidrojen Kükürt H2S Max. 5,10 mg/m3 Merkaptan Kükürt Max. 15,30 mg/m3 Toplam Kükürt Max. 110,00 mg/m3
DOĞALGAZ SIVILAŞTIRMA METOTLARI
Kullandığımız doğalgaz, rezervlerine bağlı olarak metan dışında, su buharı, CO2, H2S ve ağır hid- rokarbonlar içerir. Sıvılaştırılması düşünülen doğalgazın (metan) öncelikle bu yabancı gazlardan a-rındırılması yada seçilen sıvılaştırma yöntemlerine bağlı olarak kabul edilebilir konsantrasyonlara düşürülmesi gerekir. Bilinen yöntemlerden biri ile doğal gaz saflaştırıldıktan sonra ikinci kademede sıvılaştırma işlemine tabi tutulur. Bir doğalgaz sıvılaştırma tesisinde toplam maliyetin en büyük kısmı (%40-45) doğalgaz sıvılaş- tırma ünitesine aittir. Diğer kısmı ise sistemin saflaştırma, depolama, geliştirme, personel, iletim ve dağıtım gibi kısımlarda kullanılır. Sıvılaştırma ünitesinin fazla maliyeti nedeniyle sıvılaştırma üzerinde daha yoğun araştırmalar yapılmış ve sonuçta bir çok sıvılaştırma yöntemi geliştirilmiştir. Bunların bir kısmı pratik uygulama alanı bulmuş, bir kısmı ise teorik bazda kalmıştır. Esas itibariyle bunları birkaç şekilde sınıflamak mümkünse de, burada üç ana grupta sıvılaştırma yöntemleri incelenecek ve bazı özellikleri üzerinde durulacaktır. Doğalgaz ve benzeri bazı gazların 1 bar veya orta basınç seviyelerinde çiğ nokta sıcaklıkları ol- dukça düşüktür. Böyle bir gazın sıcaklığının düşürülebilmesi için iç enerjinin kullanılması yada ısı geçişi ile enerjinin çevreye geçmesi gerekecektir. Bu amaçla gaz sürekli sıkıştırılarak, mümkünse yoğuşturulabilmesi sağlanabilir. Doğalgaz bu şekilde sıvılaştırılmak istenirse ortam sıcaklığında basıncın 1200 bar’ın üzerine çıkarılması gerekir ki bu yol pratik açıdan uygun değildir. Ya da Joule-Thompson etkisinden yararlanarak gazın bir lülede genişletilmesi ile gaz sıcaklığı düşürülerek sıvılaştırma sağlanabilir. Doğalgaz için 1 bar basınçta çiğ noktası -161°C olup sıvılaştırma için doğal gazın sıcaklığının en az bu sıcaklığa kadar düşürülmesi gerekir. Bu amaçla kullanılacak eşanjör ve makinelerin verimleri ile ekonomiklik göz önüne alındığında 60-90°C üzerindeki sıcaklık farklarında tek kademeli soğutma yapmak uygun değildir. Dolayısıyla kademeli soğutma yapmak gerekmektedir. Bir gazın sıvılaşabilmesi için onun çiğ noktası sıcaklığı altına düşmek gerekmektedir. Pratikte ucuz olduğundan soğutma amacıyla ya çevre havası yada su kullanılır. Ortam sıcaklıklarından daha düşük sıcaklıklarda evaporatif soğutma söz konusudur. Sıcaklık farkı büyüdüğünde bu işlem kademeli olarak yapılır. Pratikte kullanılan doğal gaz sıvılaştırma sistemleri üç ana grupta toplanabilir.
1. Kaskad Soğutma Sistemleri
1.a. Klasik Kaskad Soğutma Sistemleri: Soğutma amacıyla kademeli soğutma yapılan ve her kademede ayrı akışkan ve ayrı devrenin kulla- nıldığı sistemdir. Her bir akışkan ayrı bir kapalı devre şeklinde tek kademeli yada birkaç kademeli olarak uygun sıcaklık ve basınç aralığında çalışır. Akışkan grubu olarak üçlü kademede sırasıyla propan-etilen-etan, amonyak-etilen-metan veya freon-22- freon-13-metan soğutucu akışkan gruplarından biri seçilebilir. Akışkan grubunun seçilmesiyle, diğer çalışma parametreleri hemen hemen belirlenmiş demektir. Klasik kaskad soğutma sistemleri daha çok ilk kurulan doğalgaz sıvılaştırma sistemleridir. Bugün birçok ülkede hala yaygın olarak kullanılan bu sistem, diğerlerine nazaran daha pahalıdır.
1.b. Karışık Akışkanlı Kaskad Soğutma Sistemleri: Klasik kaskad sistemlerinde gerek ayrı kapalı devreler ve gerekse kompresörlerin fazlalılığı gibi maliyet arttırıcı sistemlerin iyileştirilmesi amacıyla geliştirilen sistemlerdir. Soğutmanın kademeli yapıldığı ancak soğutma amacıyla kullanılan farklı akışkanların karışmış olarak bulunduğu soğutma sistemleridir. Bu sistemlerde, soğutma için kullanılan akışkanlar karışım halinde bir kompresörde sıkıştırılır ve her bir akışkan kendi çiğ nokta sıcaklığında ısı çekerek soğutma yapar. Bu tür sıvılaştırma sistemlerinde yatırım maliyeti daha düşüktür. Sistem farklı akışkanlar kullanma özelliğine sahiptir. Soğutma şartlarına kendini daha kolay adapte eder. Daha düşük birim güç maliyetine ulaşmak mümkündür. Daha yaygın kullanım alanına sahiptir. Tek kompresör ve eşanjör grubuyla bu sistemlerde ulaşılabilecek kapasite, klasik kaskad sistemlerine göre daha düşüktür. 1.c. Tek Akışkanlı Kaskad Soğutma Sistemleri: Tek akışkanlı kasdad soğutma sistemlerinde ya doğalgaz dışında bir soğutucu akışkan yada soğu- tucu gaz olarak da doğalgaz kullanılır. Bu tür kaskad çevrimi açık çevrim olarak da adlandırılır. Soğutma amacıyla doğalgaz kullanılıyorsa tek kompresör yeterlidir. Ancak farklı akışkan kullanıldığında ikinci bir kompresör kullanılabilir. Bu sistemin en önemli avantajları; basittirler, tek kompresörde tek akışkanın sıkıştırılması yeterlidir. Fazla kompresör ve eşanjör kullanılmaması nedeniyle fazla enerji sarfiyatı gerektirmez. Sıvılaştırılmış doğal gaz üretimi için bir sınırlama yoktur. Ayrıca kompresör problemi olabilir. Sistem devreye kolay girer ve kolay çıkar.
2. Türbinle Genleşme Esaslı Soğutma Sistemleri: Tek yada çok akışkanlı, kademeli soğutma yapılan genleşmenin türbinde yapıldığı ve alınan işin kullanıldığı soğutma sistemleridir. Kaskad soğutma sistemlerinde kısılma esnasında kullanılabilir enerjinin bir kısmı tersinmezliklere harcanarak kaybedilmektedir. Bunun yerine iç enerjinin faydalı hale dönüştürülerek kullanılması düşünülmüştür. Bu amaçla, lüle yerine türbin kullanılmak suretiyle genleşme sağlanabileceği ve bu yolla elde edilen işin kullanılarak kompresörlerin çalıştırılabileceği ve sonuçta sistemin veriminin artacağı düşülmüştür. Bu sistem diğerlerine nazaran daha esnek ve daha basittir. Eşanjör, faz ayırıcı, valf gibi elemanlar daha azdır. Kullanım alanı yaygınlaşmaktadır.
3. Stirling Çevrimi Esaslı Soğutma Çevrimleri: Sıvının buharlaşması ile düşük sıcaklıkta çekilen ısının sıkıştırma ve sıvılaşma ile yüksek sıcaklık- ta atılması şeklinde gerçekleşir. Verimi arttırmak için bir rejeneratör kullanılır. Bu tür soğutma çevrimleri daha küçük kapasiteli doğalgaz sıvılaştırma sistemlerinde kullanılmaktadır. Bir sıvılaştırma sistemi seçilirken bazı kriterler ele alınır. Bu kriterlere bağlı olarak doğalgaz sıvılaştırma sistemi tercih edilir. Bu kriterlerden en önemli olanlarını şu şekilde sıralayabiliriz: * Sıvılaştırma sisteminin depolama ünitesine yada taşıma hattına olan uzaklığı * Sıvılaştırma sistemi için olan talebin sürekliliği, maksimum ve minimum talep ile uzun süreli ta- lep yükleri * Sıvılaştırma sistemi için olan taleplerin kesinlik bakımından güvenilirlik durumları * Sıvılaştırma sistemi bileşimi ve düşünülen fiyat * Sıvılaştırma sistemi için düşünülen kapasite ve debi * Sıvılaştırma sistemi ve gazlaştırma tesislerinin konumu, yer veya bölgenin imkanları. Bu ana kriterlere ve varsa diğer kısıtlayıcı parametrelerde göz önüne alınarak uygun bir doğalgaz sıvılaştırma sistemi seçilir.
4. Klasik Kaskad Sistemleri Klasik kaskad sistemlerinde soğutucu akışkan olarak birden fazla akışkan kullanılır. Kompresör kapasitesi ve ısı eşanjörlerinin verimi ile yatırım masraflarına bağlı olarak kademe sayısı, akışkan cinsi ve sayısı belirlenir. Her bir akışkan ayrı bir kapalı devre şeklinde tek kademeli yada birkaç kademeli olarak uygun sıcaklık ve basınç aralığında çalışır. Akışkan grubu olarak üçlü kademede sıra- sıyla propan-etilen-etan, amonyak-etilen-metan veya freon22 - freon13- metan soğutucu akışkan grubu seçilebilir. Akışkan grubu seçildiğinde diğer çalışma parametreleri hemen hemen belirlenmiş demektir. DOĞAL GAZIN TAŞINMASI İlk doğalgaz sızıntıları MÖ. 6000-2000 arasında İran’da belirlendi. Doğalgazın kullanımıysa sızıntısı kadar eski, MÖ.900’lerde Çinliler değişik yolarla bu yakıtı değerlendirmişler. Örneğin MS 900-1100 arasında da kuyular açılarak bambu kamışlarla çıkartılması yöntemi geliştirilmiş. Avrupa’daysa ancak 1659’da İngiltere’de bulunan ve tanınan doğalgaz 1670’te kömürün damıtılması yoluyla üretilmeye başlandı; 1790’da yaygın kullanıma girdi. Doğalgazın dünyada yaygın ve hızla artan kullanımı ancak 1920’lerde boru hattı taşımacılığı yöntemlerinin uygulamaya konulmasıyla başladı ve özellikle II. Dünya Savaşı’ndan sonra gelişimini sürdürdü. Doğalgazın kullanılabilmesi için gerekli olan borular da değişik biçimlerde döşenebiliyor. Örneğin doğalgaz boru hatlarını 1000 m kadar derinlere döşeyebilmek mümkün, özellikle denizlerin altından geçirmek üzere hazırlanan boru hattı oldukça derinlere gömülebilecek donanıma sahip olmalı. Doğalgaz, yüksek basınç altında boru hatlarıyla, sıvı haldeyse gemilerle taşınıyor. Taşıma basıncı genellikle 70 kg/cm_’dir. Bu basınç taşıma maliyetinin en düşük olduğu miktar. Boru hatları için kullanılan boruların çapı da çok önemli; borular genellikle 60-120 cm arasında değişiyor ve 40-70 bar arasında yüksek bir basınç uygulanıyor. Ancak uzun mesafelerde 140 cm çapında da olabiliyor.Gazın dağıtım noktasından ulaştırılması gereken noktaya kadar olan uzaklık hesaplandıktan sonra gerekli basınç ayarlamaları yapılır. Uzaklık, boru hatlarının planlanmasında önemli bir etken, çünkü uzaklık arttıkça basınç düşer. Gazın müşteri tarafa, doğru akış hızıyla ve basınçta ulaşmasını sağlamak için, hattın izlediği rota boyunca belli aralıklarla kompresyon (sıkıştırma) istasyonları yerleştirilir. Bu istasyonlar gaz dolu olur ve gelen gazın basıncının olması gereken seviyede tutulması sağlanır. Bölgesel boru hatlarında kullanılan boruların çaplarıysa 60 cm olur ve basıncı 40 bara kadar ayarlanır. Yerel şebekelerde, ağ şeklinde evlerimize kadar ulaşan boru hatlarında basınç 25 milibara kadar düşürülür.Büyük çaplı boru hatları demirden yapılmış boruların kaynaklanarak birbirine eklenmesiyle yapılırken, düşük basınçlı yerel borular polietilenden yapılır. Kaynak yerleri, radyografik ya da ultrasonik cihazlarla kontrol edilerek gaz kaçağı önlenir. Boru hattı döşenirken, öncelikle borular gömüldükten sonra işlemin yapıldığı kara parçası tekrar eski haline getirilir. Her ne kadar bu işlemler çevreye en az zarar verecek şekilde yapılsa da, verilebilecek zararların büyüklüğünün de unutulmaması gerekir. Bu nedenle, proje başlangıcında hat döşeme çalışmalarının yapılacağı alanın yapısının araştırılması ve anlaşılması çok önemli. Metan kokusuz bir gaz olduğundan, defolu borulardan sızıntısı kolay anlaşılamaz. Bu nedenle dağıtım sistemine girdiği zaman kokulu olmasını sağlayan kimyasallar eklenerek, borunun varsa sızıntı noktaları saptanır. Doğalgazı taşıma yollarından bir başkası da sıvılaştırarak taşımaktır. Gemiyle yapılan doğalgaz taşımacılığında, gaz 160 C’de sıvılaştırılır ve özel olarak yapılmış uygun soğutma sistemlerine sahip gemilerle taşınır.Her ne kadar gazı boru hattı yoluyla taşımak daha ucuz bir yöntemse de, örneğin Türkiye doğalgazı neden sıvı halde satın alıyor. Çünkü doğalgaz taşımacılığında alternatif olarak sunulan bu yöntemle, hayatımızın vazgeçilmez bir gereksinimi olan enerji kaynaklarımızı artırabiliyoruz. Böylece tek bir ülke ya da bölgeye bağımlı olmak yerine kaynaklarımızı çeşitlendirebiliyoruz. Türkiye’de Cezayir ve Nijerya’dan sıvılaştırılmış doğalgaz alıyor. Sıvılaştırılmış olarak gelen doğalgaz, özel tesislerde kontrollü ısıtma yöntemiyle yeniden gaz haline çevriliyor. Türkiye’de bu işlemler Marmara Ereğlisi-Silivri’de bulunan tesislerimizde yapılıyor.
DOĞALGAZ NERELERDE DEPOLANIR
Doğalgaz sıvılaştırılarak tanklarda gaz halinde basınçlı çelik depolarda veya yeraltındaki tabii boşluk ve süngerimsi tabakalarda basınç altında depolanır.
Yeraltı Su Gölleri Ve Dereleri Doğalgaz basınçla buralara zerk edilir ve su yeryüzüne çıkarılır.Öncesinde yeraltı gölünün,gazın sıkıştırma basıncına dayanıklı kil tabakası ile çevrili olması gerekir.
Yeraltı Kaya Tuzu Yatakları Önce su zerk edilerek tuzun çözünürlüğü sağlanır ve yeryüzüne alınır.Oluşan boşluğa doğalgaz basınç altında depolanır.Önce temiz su kullanılmasıyla tuz eritilip mağaralar oluşturuluyor ve bu tuz mağaralarının içindeki tuzlu su boşaltılarak yerine gaz dolduruluyor.Tuz mağaralarında depolanan gaz suyu almaya eğilim göstereceğinden suyun dışarıda tutulmasını sağlayacak bir donanımın da kurulması gerekiyor.
Yeraltında Yapay Boşluklar Bu tip boşluklar kayalık bölgelerde madencilik teknikleriyle yapay olarak açılmaktadır.Pahalı bir teknik olduğundan diğer doğal olanakların sınırlı olduğu yerlerde kullanılır.Gaz için sızdırmazlık maliyeti artırıcı bir unsur olduğundan genelde sıvı yakıtlar için tercih edilir.
Terkedilmiş Madenler İşlevini tamamlamış maden yatakları izolasyon ve sızdırmazlık sağlandığı takdirde kullanılır.
İşlevi Bitmiş Doğalgaz Ve Petrol Yatakları Doğalgaz için en uygun ve tercih edilen yer altı depolama şeklidir.Aynı zamanda en ekonomik olanıdır Bazı durumlarda henüz işlevini bitirmemiş petrol ve doğalgaz yatakları bile bir yandan üretim yapılırken dışarıdan doğalgaz verilerek depo görevini sürdürebilir Türkiye gibi mevsimlik sıcaklık değişimleri yaşayan ülkelerde gaz depolama alanlarının oluşturulması çok önemli. Doğalgaz satın alırken yapılan anlaşmalar yıllık olduğu için, yaz aylarında da kış aylarında aldığımız kadar gazı almak durumundayız. Bu nedenle, tüketilemeyen gazı bir sonraki kış tüketmek üzere depolamamız gerekiyor. Böylece, bu kış olduğu gibi, mevsim soğuklarının normalin altına düştüğü durumlarda da depoladığımız gazdan kullanabiliriz. Bunun da ötesinde, “önümüzdeki yıl Türkiye satın aldığı gazı tüketemeyecek “ gibi iddialar da var. Bu durumda, bu depo alanlarının önemi önümüzdeki yıl ülkemiz için daha anlaşılır olacak. Depo olarak kullanılan alanlar, eskiden tüketilmiş olan gaz ya da petrol rezervleri olabilir. Bu alanlar depo olarak kullanılabilecek en uygun yerler. Bu amaçla Türkiye’de TPAO’nun Kuzey Marmara ve Değirmenköy doğalgaz sahalarının, bu sahalardaki doğal gazın tüketimi sonrasında doğalgaz yer altı depolama tesisi olarak kullanılması amacıyla, TPAO tarafından temel mühendislik çalışmaları tamamlanmış. Şu anda, inşaat çalışmalarının başlatılmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Bu tesisin 2005 yılında işletmeye alınması planlanıyor. Doğalgazın depolanması konusunda tuz mağaraları başka bir seçenek olarak geliyor karşımıza. Yeraltı tuz katmanlarında önce temiz su kullanılmasıyla tuzun eritilmesiyle mağaralar oluşturuluyor ve bu tuz mağaralarının içindeki tuzlu su boşaltılarak yerine gaz dolduruluyor. Bu mağaraların derinliği ve çapı büyüklüğüne göre değişebiliyor. Ancak, tipik olarak 100-400 m yükseklikte, 100 m çapında ve yerin 500-2000 m derinliklerinde bulunan mağaralar kullanılıyor. Tuz mağaralarında depolanan gaz, suyu almaya eğilim göstereceğinden, suyun dışarıda tutulmasını sağlayacak bir donanımın da kurulması gerekiyor. Şu anda tüm dünyada 30’dan fazla tuz mağarası gaz deposu olarak kullanılıyor. Türkiye de Tuz Gölü’ndeki tuz domlarının doğal gaz yer altı deposu olarak kullanımı için geliştirilen “Tuz Gölü Doğalgaz Yer Altı Depolama Projesi”nin çalışmalarını bu yıl tamamlamayı planlıyor.
DOĞALGAZIN KULLANIM ALANLARI
1-Konutlarda Kullanımı a)Mutfak Amaçlı Kullanımı Doğalgazın tüp gaza göre temel üstünlüğü sürekli oluşu ve maliyet düşüklüğüdür. Temizliği ve sürekliliği nedeni ile ocak ve fırınlarda kullanılmaktadır. b)Sıcak Su Amaçlı Kullanımı Sıcak su ihtiyacını karşılamak için tüp gazlı şofbenler ile katı yada sıvı yakıtlı termosifonlar kullanılmaktadır. Bunların da yakacak stoku, kül ve is gibi sorunları vardır. Doğalgaz kullanımı ile birlikte bu sorunlar ortadan kalkar. Kombi, kat kaloriferi gibi cihazlar hem ısı hem de sıcak su ihtiyacını karşılarlar.
c) Isınma Amaçlı Kullanımı -Ferdi Isınma Kişilerin ısıtma cihazlarını yaşadıkları mahalde kendi konfor istekleri doğrultusunda kullanarak ısınmaları şeklidir.
-Merkezi Isınma Mevcut kalorifer sistemindeki kazan dairesinin doğalgaza dönüştürülmesidir. 2-Sanayideki Kullanım Alanları Küçük sanayi atölye ve fırınlarda üretim amaçlı olarak kullanılır. Demir-çelik, çimento, kimya sanayisinde, cam ve kiremit imalatında da yararlanılan doğalgaz, tekstil sektörü için de önemli bir enerji kaynağıdır. Türkiye’nin elektrik ihtiyacının küçümsenemeyecek bir kısmı doğalgazla çalışan santrallerde üretilmektedir. 3-Hammadde Olarak Doğalgaz, bileşiminde bulunan hidrokarbonlar nedeniyle; sanayide amonyak, metanol, hidrojen ve petrokimya ürünlerinin sentezinde, mürekkep, zamk, sentetik lastik, fotoğraf filmi, plastik, gübre vb. maddelerin üretiminde kullanılır 4- CNG (Oto Doğalgaz) Doğalgazın enerji yoğunluğu düşüktür. Enerji yoğunluğunun yükseltilmesi amacıyla doğalgaz sıkıştırılır veya sıvılaştırılır. Doğalgaz taşıtlarda 200 bar’ da kullanılmaktadır. Bu nedenle sıkıştırılmış doğalgaz (CNG) olarak anılmaktadır. Doğalgazın ısıl değeri 47 MJ/kg veya 40MJ/m3’e eşit olup, 1 kg doğalgaz 1,33 litre benzine veya 1,22 litre motorine eşittir. Diğer bir karşılaştırma ile 1 m3 doğalgaz 1,1 litre benzine veya 1,0 litre motorine eşit olmaktadır. Araç motorlarında kullanılan yakıtların karşılaştırması yapılırken motorun verimliliği de dikkate alınmalıdır. Doğalgazın enerji verimliliği genel olarak benzinden daha iyi, motorinle ise aynıdır. 4.1 CNG’nin avantajları
Doğalgazlı araçların desteklenmesinin en önemli nedeni çevresel avantajlardır. Lokal seviyelerde emisyonlarda ( Hidrokarbon, CO ve NOx) kükürt ve partiküllerde çok büyük bir düşüş sağlamaktadır. Ayrıca sera etkisi gazlarında da % 20 oranında bir azalmaya sebep olmaktadır. Yeni nesil doğalgazlı araçların benzinli ve dizel yakıtlı araçlara göre emisyon değerleri şu şekildedir:
*NOx’ de % 77 – %80 azalma, *CO’ de % 76 azalma, *Benzende % 97’ nin üzerinde bir azalma, *Ozona zararlı hidrokarbonlarda yaklaşık % 90 azalma, *Partiküllerde % 99 ve üzerinde bir azalma. * Doğalgaz çevreyi etkileyici toksik ve korozif ürünler üretmediğinden diğer fosil yakıtlara göre en temiz yakıttır. 4.2-Ekonomik Yararları • Doğalgaz temiz yanan bir yakıt olduğundan araç bakımlarını azaltır. • Yüksek kompresyonlu otobüs motorlarında kullanılan doğalgaz çok iyi bir sürüş performansı sağlamaktadır. • Doğalgaz diğer sıvı yakıtlara benzemediği için dışarı çekilerek çalınma riski yoktur. • Araçlar, büyük kompresörlere sahip hızlı dolum istasyonlarında 3 – 4 dakikada doldurulabilmektedir.. • Doğalgazlı araçların bir özelliği olmak üzere yakıt alırken veya kullanırken buharlaşma emisyonu oldukça düşük veya sıfırdır denilebilir. • Doğalgazlı araçların bir özelliği olmak üzere CO2 emisyon oranı % 20’nin üzerinde azalmaktadır. • Doğalgaz boru hatları ile taşındığından, karayolu ile taşınan akaryakıt ve LPG göre otoyollarda tehlike unsuru, ekstra masraf ve kirlilik oluşturmamaktadır.
4.3-Güvenlik Doğalgazlı araçlarda güvenlik unsuru olarak başlıca iki önemli yapıdan söz edilebilir. • Doğalgaz yakıt sistemlerinin özel dizayn edilmiş olması • Doğalgazın fiziksel ve kimyasal özellikleri Taşıtlar doğalgazı yakıt olarak kullandıklarında benzin gibi geleneksel yakıtları kullanan araçlar kadar güvenlidirler. Çünkü, kaza halinde sıvı yakıtlardan farklı olarak doğalgaz açığa çıktığında atmosfere karışarak kaybolur. Oysa ki, sıvı yakıtların zemine yayılarak yangın çıkarma ihtimali oldukça yüksektir. Doğalgazlı araçların yakıt depoları, benzinli araçların yakıt depolarına göre fiziksel zararlara daha mukavim ve tank yapımında kullanılan kompozit maddeler nedeniyle kimyasal etkilere karşı da korunaklı yapıdadırlar.
Doğalgazın yakıt dolum ve kullanım aşamalarında buharlaşma oranının çok düşük ve sıfıra yakın olması gazın sızma ihtimalini ortadan kaldırmaktadır. Hatta tankın delinme durumunda bile, doğalgaz, havadan hafif bir gaz olması nedeniyle herhangi bir zarara neden olmadan direkt atmosfere karışacaktır.
Tutuşma sıcaklığı 3500C olan benzine göre, tutuşma sıcaklığı 6500C doğalgaz yüksek tutuşma sıcaklığı nedeniyle güvenlik açısından avantaj sağlamaktadır.
|